Girdaplarına dalamadığım karamsar bulutlar içinde damlaları bekleyen nem gibi...
başıboşum...
Kararmış aydınlık bir ürperti gibi geçiyor önümden
Gözlerimden süzülerek gökyüzüne dokunuyor usulca
Sızlanmadan tırmandığı gri bulutları kokluyor şehvetle
Sınırlarını zorlamadan kabullenilmiş hayat kadar sıradan
Sürüklenmiş leş kadar iğrenç bir koku kaplıyor etrafı
Hissedilmeden içe sızan koyu kırmızı, keskin kokulu bir şarap
Seçme üzümlerden ezilme
Ve konulmamış adı kondurulmamış kalbe...
Çağrı YARDIMCI
00.10 - 28.04.2003
İstanbul